21 Eylül 2026 Pazartesi

Ahşap Zıpkın , el yapımı, wooden speargun

Yaklaşık bir aydır uğraştığım yeni ahşap zıpkınım TULPAR'ı tanıştırayım siz değerli zıpkıncı dostlara.

İyi bir avcı olacağını düşünüyorum.


 

Onu ilk olarak, hafif yontulmuş odun haliyle, bir ahşap satış dükkanının tozlu bir köşesinde buldum.Tropik bir okyanus ülkesinden geldiği için, üst üste duvara dayandırıldığı bizim diğer yerli Çam, Gürgen, Sedir gibi ağaçlarla aynı dili konuşamıyordu bile. Kararmış kalmıştı orada öyle! 1,5 m boyundaydı yaklaşık.


 

Onu planyada düzlettikten sonra, üç dört parçaya dilimletip, sonra parçaları ters yüz ederek gemici tutkalı ile birbirine presledim. Böylece olası bir dönme olayı ortadan kalkmış oldu.


 

Yapacağım zıpkının boyunu belirledikten sonra boyunu kestim ve tutkal artıklarını temizleyip tekrar temizleme makinesinden geçirdim. Daha sonra bu tüfeğe vereceğim şekli odunun üzerine tam simetrik biçimde çizdim ve şerit testere ile o çizgileri takip ederek kabaca şeklini ortaya çıkardım.




 

Ağaç henüz köşeli moddayken gerekli delikleri ve de 16 mm'lik lastik deliklerini açtım.

El kabzesini elimin şekline göre ayarlayıp belirledim ve onu ayrı bir parça olarak kestim. böylece törpü, ıskarpela ve zımpara ile işlemesi de bir nebze daha kolay oldu. Sonrasında bunu ana gövdeye yine gemici tutkalı ile birleştirdim. Kemik gibi sağlam oldu.




 

Sonrasında her akşam iş dönüşü ve de her hafta sonları elimde alet edevatla ,büyük bir zevkle biçimlendrmeye başladım. Kabze içine ve ana gövdenin ön tarafına sephiye ayarı için kurşun boşluklarını açtım.




Sonrasına gerekli birkaç krom aparatları, makarayı, tetik mekanizmasını yerine yerleştirdim ve onlara göre gövde uyumunu tamamladım.

En sonunda farklı markalardan getirttiğim gerekli donanımları da ekleyerek TULPAR'ı yağlamaya hazır hale getirdim. Neden verniklemiyorum? Çünkü hem kolay çiziliyor, çizilince tekrar verniklersem izler belli oluyor ve de mat da olsa bir şekilde su altında parlıyor. Ben Susam yağı ile emdikçe  üç kat yağladım. Hem doğal nefes alan hali korundu, hem hafif mat hali güzel oldu. Üç dört dalışta bir fırça ile yine hafifçe yağlayınca yine ilk günkü gibi sıfırlanıyor. Çizikleri de hafif zımpara yapabiliyorsun yağdan önce. Bu avantaj.







 

Renk kombinasyonunda yine doğadan örnek alıp, son dalışımda vurduğum harika bir Papağan balığının renklerinden ilham aldım.


 

(TULPAR: Manas destanında geçen, suyun derinliklerinden çıkıp geldiği söylenen, rüzgardan daha hızlı oluşuyla bilinen efsanevi bir kanatlı atın adı.)


 

Umarım ki onunla birlikte indiğimiz her derinlikten sağ salim çıkalım.

Hepinize sağlıklı dalışlar diliyorum.

Video halleri  : Kürşat Zaman / instagram adresimde mevcut.


16 Eylül 2026 Çarşamba

Spor Kenti Çaycuma - 2026

Ulusal, Çaycuma Belediyesi Karikatür Yarışması / Mansiyon Ödülü

Konu: ''Spor Kenti Çaycuma''

 


 

 

 

12 Haziran 2025 Perşembe

Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması / Özel Ödül


                                             Tüpraş Genel Müdürlüğü Özel Ödülü - 2025

24 Mayıs 2024 Cuma

Güzel Günler


 

Güzel Günler

Dalgındım dağlar gibi
Türkülüydüm çınar çınar
Ne kızarıp giden sarı
Ne kızarıp gelen yeşil
Dikilmiş dikmeninde
Hoşçakal köprüsünün
Tam da mendil sallıyordum güzel günlere

Güzel günler güzel günler hey güzel günler
Gözlerinde gidenimin hey güzel günler
Güzel günler güzel günler hey güzel günler
Ellerinde gelenimin hey güzel günler


Balık attım olta tuttum
Yaşadım gençliğimi
Masal oldu çocukluğum
Gençliğim bahar seli
Ve bir akşam birdenbire
Bir bulvar otelinde
İnce bir dal değdi alnıma
Koptu sazımın teli

Güzel günler güzel günler hey güzel günler
Gidenimin gözlerinde hey güzel günler
Güzel günler güzel günler hey güzel günler
Ellerinde gelenimin hey güzel günler

Güzel günler güzel günler hey güzel günler
Gözlerinde gidenimin hey güzel günler
Heey günler hey hey günler hey güzel günler
Ellerinde gelenimin hey güzel günler
Heey günler hey hey günler hey güzel günler
Gözlerinde gidenimin hey güzel günler...


Hasan Hüseyin Korkmazgil

25 Aralık 2023 Pazartesi

Eda Erdem Portre Ödülü

 İzmir / 7.Eflatun Nuri Karikatür Yarışması,

Mustafa Bora anısına, Eda Erdem portre karikatür ödülü.



18 Eylül 2023 Pazartesi


KAÇAK

 

Görünmez dağda firari bir keçi

Saklanır bulutların gölgesinde.

Gözleri obsidiyen karası, 

Sakalları  berber fukarası.

Sarp yamaçlarda gezinirken

Zarif  bacakları uçurum nergislerine sürtünür,

Sarı beyaz  kokular sararmış her bir yanı…

Boz keklik palazları ötüşürken etrafta

Kertenkeleler oynaşırmış sıcak taşlarda.

Çıkarırlarmış doyasıya günlerin tadını...

...

Meğer vakti zamanında bir gün,

Keçi usanmış aniden her şeyden!

Kaval dinlemekten,

Dikensiz yavan ot yemekten,

Çobanın gösterdiği suyu içip,

Zemini boklu ağılda uyanmaktan!

 

İsyan edip her şeye bir akşam dönüşü,

Ayrılmış patikada, doğup büyüdüğü büyük sürüden!

Dalmış makiliğin bilinmez geçitlerine.

Aldırış etmeden dur seslerine!

İlkin biraz korkmuş çakaldan kurttan!

Ama sonra ''nesi kötü demiş, bir gün ölmenin her gün ölmekten?''

Az tırmanmış uz tırmanmış

Ulaşmış sonunda milyon yıllık ulu zirvelere.

Sığınmış alaca gölgeli serinliklere…

Berrak pınarlardan  buzlu sular içer olmuş

Yosun yeşili, lezzetli çalılardan yemiş

Siyah tüyleri sim sim parlamış

Boynuzları kalınlaşıp kıvrılmış gün be gün.

Feslikanlar parfümü olmuş…

 

Gittikçe koyunlaşan eski arkadaşlarına da üzülürmüş arada!

Bazen  aşağılardan tanıdık meleyişler onu çağırsa da,

İçi bir garip olsa da,

Bir daha  inmemiş o sazlığa...

...

…

Seyir kaptanları görürmüş nadiren;

Hava her kararmaya yüz tuttuğunda,

Denize bakan bir yamaçta oturup,

Aşağıdan geçen beyaz kayıkları izlermiş öylece ...

...

Görünmez dağda, görünmez bir kara keçi

Artık yaşadığını hissediyormuş...

...

Kürşat Zaman