30 Ağustos 2012 Perşembe

Bayramımız kutlu olsun ...

30 Ağustos Zafer bayramımız kutlu olsun.
Bu güzel topraklarda şu anda yaşayabilmemizin yegane sebebi olan ölümsüz kahramanları rahmetle anıyorum.


(Resmi büyük görmek için tarihe dönüp göz atınız)

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Gökyüzü Balıkları...

Derin bir nefes alıp gökyüzüne dalan balıklar ...
Tuval üzeri akrilik
ebat : 110x100 cm


16 Ağustos 2012 Perşembe

Kişilik hırsızları ...

Tuval üzeri Akrilik.
Ebat : 85 x 110 cm


(Büyük görmek için resmin üzerine tıklayınız)

9 Ağustos 2012 Perşembe

18 Hollanda askeri öldürüldü !

18 Hollanda askeri bugün sabah yapılan terör saldırısında hayatını kaybetti!
Dün de 6 askerleri öldürülmüştü...
Son üç ayda ülkede saldırı sonucu hayatını kaybeden asker sayısı 100'ü geçti!
Hollanda ayağa kalktı, tüm halk sokaklarda !

Ne kadar enteresan geliyor değil mi kulağımıza bu olaylar Hollanda da olunca!
Nasıl olur o kadar askerleri öldürülür,yazık değil mi?
Ama tabi bu sadece benim uydurduğum ve olmasını asla istemeyeceğim bir senaryo.
Hollanda da her şey yolunda.

Fakat üstteki senaryo benim yaşadığım ülkede her gün,her sabah,her akşam,her öğleden sonra yaşanmakta !
Her gün askerlerimiz terör saldırısında öldürülmekte!
Ama ne halkta bir kıprtı, ne olağanüstü bir tepki, ne devlette,hükümette bir reaksiyon var!
Her gün bir şehit vermek sıradan hale geldi bizim için,
trafik kazasında ölüyorlarmış gibi farzetmemiz isteniyor sanki !
Ne olacak ki, her gün trafikte bi hatalı sollamada zaten en az 5-6 kişi ölüyor değil mi?!
Her elimize gazete alışımızda içinden asker ölüleri fırlıyor...
Terörü ve kuklalarını lanetliyorum !
Şehitlerimize rahmet,ailelerine sabır ve baş sağlığı dilerim.

( büyük görmek için asker ölüsünün üzerine tıklayın )

7 Ağustos 2012 Salı

Kıyamet ...

(Fotograf kalitesi çok düşük ancak yine de resmi büyük görebilmek için Denizaltı'nın üzerine tıklayınız.)

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Yaradılış ...

2002 yılı resim sergimde yer alan çalışmalarımdan bir tanesi...
İlk canlıların yeryüzüne nasıl indiğini anlatmıştı ben çocukken dedem.
Oradan aklımda kalanları çizmiştim.
80 x 110 cm - tuval üzeri akrilik.
(Büyük görmek için damlanın üstüne tıklayın)

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Nene ocağı ziyareti ...

Çocukluğumdan beri her fırsatını bulduğumda kendimi atarım Iğdır'a..
Dede ocağımızdır!
Sinir, stres ve yaşam koşuşturmacamıza karşı daima orada duran kaledir benim için.
Bu sebepten her zaman sevinerek gider, üzülerek dönerim.
Bu sene yıllık iznimin tamamını orada geçirdim,çok güzeldi.

Bu süre zarfında karikatürden de epey uzak kaldım,
Ne çizdim, ne düşündüm... özlemişim.

Bir kaç kare ile sonlandırayım bu paylaşımımı.

Biricik babaannem...Son 20 yıldan beri her seferinde ''Belki bu son görüşüm sizi,biraz daha kalın'' der gittiğimizde.Dönüşümüze de en çok o içerler...

Karakurt derelerinden su içmeden geçmedim hiç.


Iğdır'dan uzak bir yere pikniğe gittik.Dağlık bir yerdi,adı Hamurkesen.
Gitmişken tırmandık gördüğümüz her tepeye.
Uçan dağcı Sadık'ın objektifinden Cafer, ben ve Erdinç...



Gerze Hacıkadı Horozu

Uzun bir yıllık iznin ardından bugün tekrar işe başladım.
Darısı önümüzdeki yıllara...
Sinop'ta düzenlenen Gerze Hacıkadı Horozu ile ilgili karikatür yarışması da sonuçlanmış bu arada.
Altta jüri Özel Ödülünü kazanan benim horoz.


3 Temmuz 2012 Salı

Zeugma & Kürşat Zaman - Röportaj

Değerli blogger sevgili Zeugma'nın benimle karikatür üzerine yaptığı röportajıdır.
Nazik daveti için kendisine teşekkür ederim.

Kürşat Bey hoşgeldiniz.

> Merhabalar sevgili Zeugma.

-Sizin için ''Ödüle Doymayan Karikatürist'' desek yanlış bir tanımlama yapmış olmayız sanırım. Sevgili eşiniz ve cici kızınızla birlite Antalya'da yaşadığınızı biliyoruz. Sizi, sizin cümlelerinizle tanıyalım mı biraz?

> Her şeyden önce ödüle doymayan değil de ; Karikatür çizmeyi çok çok seven bir karikatürcüyüm diyelim.
Sanırım bu daha doğru bir tanımlama olur kendi adıma.
1974 yılında Antalya'da doğdum , o tarihten beri arada farklı kesitler olsa da, daimi olarak Antalya'da yaşamaktayım.
İlkokul,ortaokul ve lise'yi burada tamamladım.
1997'de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, İç Mimarlık bölümünden mezun oldum.
Bir kaç sene İstanbul'da çalıştıktan sonra, doğa aşığı birisi olduğum için, yoğun kent yaşamına daha fazla dayanamayıp kendimi
tekrar Antalya'ya attım.
Sonra araya 1,5 yıl komandoluk girdi.
Askerlik dönüşü Antalya'da bir şirkette tasarımcı olarak çalışmaya başladım ve halen o şirkette iş hayatımı sürdürmekteyim. Bu yıl orada 10. yılım olacak.
Hafta içlerinde yoğun bir iş temposu yaşıyorum.
Hafta sonları ise genellikle küçük kızımla ve eşimle vakit geçiriyorum.Evcimen bir yapım var diyebilirim,zorlanmadıkça evden kolay çıkmayanlardanım:)
Karikatür hayatımı işte bu evden çıkarılamadığım günlerde evin bodrumundaki atölyemde sürdürüyorum.
Oturup çizmem gerekirken çıkıp gezmek beni rahatsız eder ,sağolsun eşim bu konuya daima özen göstermiş,bana destek olmuştur.
Bunun dışında halısaha maçlarım, kamp ve zıpkın dalışları ekleniyor bu iki güne.
Ortalama bu düzende yaşıyorum.




-Klasik bir soru olacak ama bence gerekli. Çünkü en başta kendim merak ediyorum. Karikatüre olan yeteneğinizin keşfedilmesi hangi yaş civarında ve nasıl gerçekleşti? Bu müthiş yeteneği ilk farkeden kişi kimdi?

>Kendimi bildim bileli resim çizerim.
Karma resim sergilerinde çok yer almama rağmen, 2002 yılında İstanbul TEKEL Sanat Galerisi'nde ilk kişisel Resim sergimi gerçekleştirdim.
O esnada sergiye gelen izleyicilerden,resimlerimin ''karikatür tadında'' olduğu görüşlerini aldım sık sık.
Tam da o günlerde oldukça yaşlı bir beyefendi gelmişti sergi salonuna. Hiç bir şey konuşmadan 1,5 saat tüm resimleri inceledi ve son resimden sonra ''Evladım sen Kafkasyalımısın?''dedi.
Ben de evet köklerim oraya dayanıyor dedim.
O beyefendi ; ''Senin resimlerin tablolaştırılmış çok büyük karikatürler evladım! '' demişti bana.
Sanırım bu yönümü keşfeden ilk insan olarak Doğan bey'i söyleyebilirim rahatlıkla.
Bahsi açılmışken belirteyim,o yaşlı,oldukça zayıf ve bir kung-fu ustası görünümlü Doğan bey Kemik Bilimi Uzmanı'ymış.
Göz ve şakak kemiklerimden anladığını söyledi kökenleri. Keşke tekrar karşılaşabilsek.
O'nun da bu vesile ile kulaklarını çınlatmış olduk :)




-Kasıtlı biçimde eciş bücüş çizilerek güldürmeyi amaçlayan türün dışındasınız.
Benimsediğiniz tarz; güldürmekten ziyade yaşama dair kalıcı mesajlar veriyor. Bu türün bir adı var mı?

>Evet, yazılı gülmece karikatürden ziyade bu tarzda çizmeyi tercih ediyorum.
Bu tür ''Yazısız Karikatür'' olarak geçiyor genel olarak.
Bu işin gülmece tarafını çok güzel şekilde çizen ustalarımız var zaten.Onlar bu sanatı en güzel şekilde sunuyorlar.
Fakat ben biraz yapım gereği olsa gerek ; Daha üzüntülü olayları, daha hicveden, daha iç burkan, görmezden geldiğimiz, hüzünlendiren, biraz daha karamsar
karikatürler çizmeyi seviyorum.Yani aslında biraz yarayı deşmek te denilebilir buna.
Bu çizimlerde kendimi akıp giden hayatın daha bir parçası gibi hissediyorum.
Karikatürlerimle yaşamın rotasına minimal katkılarda bulunarak, kendimi gezegenimize daha bir ortak hale getirmeyi amaçlıyorum.
İnsan-doğa, insan-hayvan ve insan-insan karşılaşmalarını sıkça işlerim çizimlerimde bu yüzden.




-Karikatür üslubunuzla ilgili dünyadan ya da Türkiye'den benimsediğiniz ya da etkisinde kaldığınız isimler kimler?

>Türkiye'de bir çok usta isim var çocukluğumdan beri ve halen eserlerini zevkle takip ettiğim,ilham aldığım!
Biraz politik olacak ancak, İsim verip , diğer adı o an aklıma gelmeyen ustalarımın hakkını da yemiş olmayayım.
Bizler Nasreddin Hoca'nın torunlarıyız...
Yurt dışından kendime yakın bulup beğendiğim isimler olarak ise ; Mikhail Zlatovski ve Vladimir Kazanevsky'yi gösterebilirim.


Çizimlerinizi yaparken belirli bir programınız var mı? Örneğin haftada 1 gün ayırmak gibi. Yoksa tıpkı şiir yazmak gibi ilhamla gelen, zamanı ve saati olmayan bir şey mi bu?

>Düşünce aşamasında herhangi bir planlama ya da sınırlamam yok, ansızın aklıma gelebiliyor.Yürürken,uyurken,yemek yerken...Şiir gibi.
Tabi planlı olarak düşündüğüm bir zaman dilimini de ayırıyorum kendime.
Eskizlerle düşünüyorum bu aşamada.
Fakat ''asıl çizim'' aşaması mutlaka Cumartesi ve Pazar günleri olmak zorunda.
Hafta içi güzel bir fikir bulduysam eğer, haftasonunu iple çekiyorum düşünceyi kağıda dökmek için.




-Çizdiğiniz bir karikatür ortalama ne kadar sürede biter?

>İstisnai durumlar dışında sabah 7-8 gibi başlar, akşamüstü bitiririm.
Aralarda ise sadece yemek molası.




-Karikatürlerinizdeki ince mizah yaşamın ta kendisi. Gördüklerinizin, duyumsadıklarınızın izdüşümü. Bunları kağıda aktarırken nasıl bir prosedür izliyorsunuz?

Düşünce aşamasından sonra, eskiz defterime bakış açılarına dair çalışmalar yapıyorum.
Hangi açıdan daha etkili görünür'ü bulabilmek için bolca kurşunkalem eskizleri yapıyorum.
İstediğim bakışı yakladıktan sonra ise çizip, renklendirip, taramasını yapıp , imzamı atıp çalışmayı bitiriyorum.
Ne çiziyorsam ruh halim ona dönüşüyor, gergin bir konu çizdiğimde bir farkediyorum ki boynumu,bacaklarımı kasmışım.




-Çizim esnasında objeleri tamamen kafadan mı çiziyorsunuz yoksa tıpkı bir ressam gibi bakarak çizdikleriniz de oluyor mu?

Çok büyük oranda hep imgesel, hayalden çalışırım.
Aslında işin en güzel yanı da bu, istediğiniz gibi karalayabilir,
hayalgücünüz neyi isterse onu çizebilir, dilediğinizce uçabilirsiniz.
Bununla birlikte örneğin bir ''el'' çizmem gerekiyorsa da kendi elime bakarak çizerim.
Çizimlerimdeki tüm model eller kendi elimdir .



-Sizce karikatür; yaşama karşı bir bakış açısıdır. İtiraz biçimi ya da bir karşı duruş halidir. Yanlış mı düşünüyorum?

>Tamamen doğru !
Karikatür zaten doğası gereği muhalif bir sanattır.Öyle olunca güzeldir.
Yaşamın daha güzel seyretmesine katkıda bulunur.
Çünkü güçler dengesinde genelde hep zayıftan yana olup, düzenin adilce işlemesi yönünde üstüne düşen görevi yerine getirir.
Genel itibariyle ''baskın güçlüler pek hoşlanmazlar bu sanat dalından.''
Çünkü ; Kendileri için oturdukları koltukta bir fındık tanesidir karikatür , rahat vermez onlara bir türlü.



- Eğitimini aldığınız iç mimarlık mesleğini seçerken çizimlerinizin etkisi oldu mu?

>Muhakkak oldu.
Zaten özel yetenek sınavı ile girdiğimiz için bu bölüme, çok katkısı oldu diyebilirim.
Fakat aldığım iç mimarlık eğitimimin de karikatür çizimime çok artıları oldu.
Renk-ışık , proporsiyon ve perspektif konularında özellikle.



-Sizi niteleyebilecek en iyi kelime nedir?

>Bir kelime beni çok zorlayacak.
İyi ve Kötü yönlerimle bir kaç kelimede kendimi tanımlamaya çalışırsam şunları söyleyebilirim ;
Alçak gönüllü, Duygusal, Sporcu, Avcı, Agresif, Kinci, Sivri dilli , Merhametli ve Dürüst ...
(Tabi bunları başkasından duymak daha gerçekçi olur :)



- Değerli zamanınızı ayırıp sorularımı yanıtladığınız için çok teşekkür ederim.

>Bu güzel sohbet için asıl ben teşekkürederim sevgili Zeugma.

-Rica ederim.Sorularıma içtenlikle verdiğiniz cevaplar için asıl ben teşekkürederim.
Sizin gibi değerli bir sanatçıyı konuk etmek benim için hem çok keyifli hem de onur vericiydi.

Röportajın orjinal metnini
http://anfaengerwriter.blogspot.com/2012/06/karikaturist-kursat-zaman-ile-roportaj.html
adresinden izleyebilirsiniz.

28 Haziran 2012 Perşembe

Zaman akıp gider ...

Bu karikatürümü diğer aşağıdaki versiyonu ile birlikte çizmiştim iki sene önce bir cenaze merasiminden sonra.
Çok değerli bir insan ,güzel bir şair,öfkeli ancak ince düşünceli ve kibar ,bilgi dolu emekli bir öğretmen olan ve çocukluğumdan beri tanıdığım ''Emin amca'' aramızdan ayrılınca çizmiştim...
Karikatürlerimi çok sever,günlük takip eder yerine göre eleştirilerde bulunurdu.
Fakat rahmetli öleceğini anlamıştı son haftalarda, kanserdi...
Son hafta sonu eksiksiz olarak tüm akrabalarını ve çok yakın bir iki aile dostunu evine çağırdı.Biz de orada hazırdık.
Ev çok kalabalıktı,düğün yeri gibiydi !
Her şeyi büyük bir özenle hazırlatmıştı sevgili eşine.
Herkes onunla fotoğraf çektirdi..tek tek..gruplar halinde...
Çok büyük bir ziyafet verdi o gün, ama aslında bu onun veda yemeği idi...
Nasıl yedik bir bize sorun !
Çok yakın arkadaşım olan oğlu ile birlikte üzerine bir kaç kürek toprak atıp döndük
bir hafta sonra...
Mekanı cennet olsun...

18 Haziran 2012 Pazartesi

Ölüm...

İniş çıkışlarla,üzüntü ve mutluluklarla,
duraksamalar,gerilemeler ve yükselmelerle geçer yaşamımız...
Güzel olan ; ''Stop'' tuşumuzun basılma vakti gelip çattığında,
geriye güzel kayıtlar bırakabilmiş olabilmektir...

(Resmi büyük görmek için Stop tuşuna basınız.)

12 Haziran 2012 Salı

''Balık ve Balıkçılık'' üzerine ...

İzmir - Güzelbahçe Belediyesi'nin düzenlediği ''Balık ve Balıkçılık'' konulu yarışma için çizdiğim iki karikatür.
Birisi ; Denize olan saygı, diğeri de ''Balon Balığı'' tehdidi teması üzerineydi.

Özellikle Balon balığı Ege ve Akdeniz'de balıkçıların son yıllarda en büyük kabuslarından birisi olmuştur!
Ülkemizde bu balığın eti yenmez,tüm balıkları kaçırır,diğer türlere karşı oldukça saldırgan ve sayıca çok olan Kızıldeniz kökenli bir balıktır.
Ülkemize Süveyş kanalından giriş yapmış,vizesi dolmasına rağmen geri dönmemiştir!
Antalya'da oltayı denize her salladığınızda ucunda bir balon balığı çekersiniz.
Yakalandığı zaman panik yapıp balon gibi şişirirler kendisini.
Karikatürdeki gibi.
(Büyük görmek için balığın üzerine tıklayın)



6 Haziran 2012 Çarşamba

Hepimizi Bekleyen ...

Hayatımız boyunca zaman zaman birilerini bekler,
ya da bekletiriz çeşitli yerlerde.
Fakat bizi sabırla bekleyen birisi var hayat karmaşasının içinde,
umalım ki o bekleyenle oldukça ileri bir tarihte karşılaşalım :)
(Büyük görmek için bekleyenin üzerine tıklayınız)

1 Haziran 2012 Cuma

Eski Eser - Müze ve İnsan ilişkileri ...

Burdur'da her yıl geleneksel olarak sürdürülen 27. Karikatür yarışması için çizdiğim karikatürlerden bir tanesi.
Konu ''Eski eser , Müze ve İnsan ilişkileri''
27 yıldan beri konusu hiç değişmeyen Burdur ilinin karikatür yarışması daha zihinlerimizi çok zorlayacağa benzer :)
Tarihi değerlerimizin kıymetini bilmeli,çocuklarımıza bunu aşılamalıyız ki ; Yurt dışı müzelere gittiğimizde Anadolu'dan koparılıp sergilenen eserleri oralarda görmek zorunda kalmayalım...
(Resmi büyük görmek için ineğin üzerine tıklayınız)

31 Mayıs 2012 Perşembe

Genç Olmak Kolay mı?

Bir öğrencinin bakana yumurta atmasından esinlenerek çizmiştim.
Büyük halini görmek için yumurtanın üstüne tıklayınız :)

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Genç olmak kolay mı....

Geçtiğimiz aylardaki ''Genç olmak kolay mı?'' konusu için çizdiğim karikatürlerden...
Büyük hali için resmin üzerine tıklayınız.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Burdur Müzesi Ödül Töreninden Kareler...

Soldan sağa : Birol Çün,Halit Aytoslu,Kürşat Zaman ve Halit Önür.İki Halit'in arasında oturmuşken bir dilek dileseydim fena olmazdı...
Murat Sarı'nın ödülünü babası,Müze müdürü H.Ali Ekinci'den alırken...
Ödül töreni, Burdur'un tarihi konaklarından birisi olan Baki Bey Konağı'nda yapıldı.
Restorasyonu tamamlanmak üzere olan konak oldukça güzel bir sergi mekanı olmuştu.
Bizim Üç Silahşörler sağolsunlar bana eşlik ettiler Burdur'a giderken.
Soldan sağa : Babam,Fahrettin dayım ve Bilal amca....
Antalya-Burdur arasında her geçtiğimde durduğum bir çeşme var, arkası yeşil dağlara dayanan buz gibi suyu ve serin havası olan çok güzel bir yer burası...

17 Mayıs 2012 Perşembe

Direniş Kupa ile Noktalandı...

Bu zorlu dönemde ''Tüm engellemelere'' rağmen kupalarına kupa katan Fenerbahçe'yi tebrik ediyorum.
Futbol takımı İki kupada da final oynayarak mahkeme sonucunu beklemeden Kendisini aklamıştır.
Gönüllerimizin Şampiyonunu alkışlıyorum.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

27. ''Eski Eser Müze ve İnsan İlişkileri" konulu karikatür yarışması sonuçlandı ...

Yarışmada Üçüncü olan karikatürüm.
Kazanan diğer arkadaşlarımı da kutlarım...
(Büyük görmek için üzerine tıklayınız)


Burdur Müze Müdürlüğü'nün Müzeler Günü nedeniyle düzenlediği "Eski Eser - Müze ve İnsan İlişkileri" konulu 27. Karikatür Yarışmasına 70 çizer 177 adet karikatürle katılmış olup, 14.05.2012 tarihinde toplanan seçici kurul tarafından yapılan değerlendirme sonucunda aşağıda Ad ve Soyadları yazılı çizeler dereceye layık bulunmuşlardır.

22.05.2012 tarihinde saat 11:00'da Burdur, Bakibey Konağında ödül töreni ve sergi açılışı yapılacaktır.

I. ÖDÜLÜNE
Bursa'dan katılan Halit Kurtulmuş AYTOSLU'nun B.M. 2012/8 nolu yapıtı,

II. ÖDÜLÜNE
İzmir'den katılan Birol ÇÜN'ün B.M. 2012/87 nolu yapıtı,

III. ÖDÜLÜNE
Antalya'dan katılan Kürşat ZAMAN'ın B.M. 2012/120 nolu yapıtı,

MANSİYON
Bartın'dan katılan Murat SARI'nın B.M. 2012/132 nolu yapıtı

BURDUR BELEDİYESİ ÖZEL ÖDÜLÜNE
Bartın'dan katılan Murat SARI'nın B.M. 2012/131 nolu yapıtı

İL ÖZEL İDARESİ ÖZEL ÖDÜLÜ
Balıkesir'den katılan Mehmet ZEBER'in B.M. 2012/53 nolu yapıtı

MİMARLAR ODASI BURDUR TEMSİLCİLİĞİ ÖZEL ÖDÜLÜ
Kırklareli'nden katılan Ramazan ÖZÇELİK'in B.M.2012/37 nolu yapıtı

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ
İZMİR'dan katılan Cemalettin GÜZELOĞLU'nun B.M. 2012/64 nolu yapıtı na değer görülmüştür.

kazanan diğer karikatürleri görmek için : www.burdurmüzesi.gov.tr

7 Mayıs 2012 Pazartesi

2.Ulusal Antalya Karikatür Yarışması Ödülleri Verildi ve Usta Altan Erbulak Anıldı...


2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasının sergisinin açılışı, ödül töreni ve törenin ardından bu yıl adına ödül verilen 1988'de yitirdiğimiz çok renkli mizah ustası Altan Erbulak için yapılan anma söyleşisi 5 Mayıs Cumartesi günü, Antalya AKM Perge Salonunda gerçekleşti.

Karikatür Yarışmasının, yarışma sergisinin açılışı 5 Mayıs Cumartesi günü, Antalya'da AKM'nin fuayesinde yapıldı. Kurdelanın kesilmesi ardından verilen konuklar yarışmada sergilenen karikatürleri incelediler. Ardından AKM Perge Salonunda gerçekleşen yarışmanın ödül töreninde ilk konuşmayı, bu yarışmanın mimarlarından, jüri üyesi Cihan Demirci yaptı. Jüride görev yapan arkadaşları; Ercan Akyol, Kamil Masaracı, Ferit Avcı ve Akdağ Saydut'u da temsilen konuşan, yarışma ve katılım hakkında bilgiler veren Cihan Demirci, geçen yıl 167 karikatürcünün katıldığı yarışmaya bu yıl 275 karikatürcünün katıldığını, katılan karikatür sayısının 493 olduğunu, ilk yıla göre ciddi bir artış olduğunu, özellikle çok genç, çok yeni karikatürcü adaylarının yarışmaya yoğun bir ilgi gösterdiklerini söyledi.

Konuşmasında karikatürün yaşadığı baskılara da dikkat çeken Demirci, karikatürün "vicdanımızın sesi" olduğuna dikkat çekti. Ödül töreni sonrası yapılacak Altan Erbulak ustayı anma söyleşisine, çok arzu ettikleri halde katılamayan Erbulak ailesi fertleri; Füsun, Sevinç ve Ayşe Erbulak'ın özürlerini de iletti.

Ardından söz alan Antalya büyükşehir belediyesi başkanı Prof. Mustafa Akaydın da mizahın gücünden bahsederek, katılımdaki büyük artıştan memnuniyetini dile getirdi. Daha sonra yarışmada ödül kazanan karikatürcülerin ödülleri verildi. Yarışmada birinciliği kazanan ve ödülünü almaya Ankara'dan gelen yılların usta çizeri Sait Munzur'a plaketi belediye başkanı Mustafa Akaydın tarafından verildi. Yarışmanın bu yılki birincilik ödülü 3000 TL olarak saptanmıştı. Yarışmada "Altan Erbulak" adına konulan özel ödülü kazanan Kürşat Zaman, Jüri Özel Ödülünü alan Tuncer Özer, yarışmanın üçüncülük ödülü sahibi Oğuz Demir ile Jüri Özendirme Ödülü kazanan 16 yaşındaki Antalyalı genç çizer Berk Selçuk törene katılan çizerler arasındaydı. Yarışmada ödül aldığı halde törene katılamayan yarışma ikincisi Mehmet Kahraman'a, mansiyon sahipleri; Ömer Çam ve Asuman Küçükkantarcılar'a, Jüri Özendirme Ödülü kazanan Utku Kalıpçıoğlu ve Baret Kazazoğlu'na ödülleri daha sonra iletilecek.

Yarışmanın ödül töreninin ardından, yarışmada jüri üyeliği yapan Cihan Demirci, bu yıl adına ödül konulan, çok yönlü, çok renkli mizah ustası Altan Erbulak için hazırladığı "Bir Sıcak Kahkaha" başlıklı görsel sunumlu söyleşisini gerçekleştirerek, salondaki konuklara 59 yıllık ömrüne sayısız üretimi sığdıran, pek çok sanatsal işi hakkıyla yapan ama her zaman "Öncelikle karikatürcüyüm" diyen müthiş usta Altan Erbulak'ı anlattı.

Kaynak : www.mizahhaber.blogspot.com

1 Mayıs 2012 Salı

1 Mayıs ...

Bir Karınca gibi çalışan tüm işçilerin bayramını kutlarım...

17 Nisan 2012 Salı

İlk kırlangıç geldi ...

Bugün sabah işe gitmek için aşağıya indiğimde yılın ilk kırlangıcını gördüm.
Bizim balkona yuva yapıştıracak belli,keşif uçuşundaydı.
Kırlangıçları çok severim,baharın,yazın ve neşeli zamanların habercisi gibi gelirler bana hep.
Bu da eskiden karaladığım bir Kırlangıç resmi...

9 Nisan 2012 Pazartesi

Altan Erbulak Özel Ödülü.

Altan Erbulak Özel Ödülü kazanan karikatürüm.
Ödül kazanan diğer arkadaşlarımı tebrik ederim.
Dereceye giren karikatürleri görmek için : http://www.mizahhaber.blogspot.com/

2.Ulusal Antalya Karikatür Yarışması Sonuçlandı!


Yarışma Konusu “Genç Olmak Kolay Mı?” olan ve bu yıl 2. kez gerçekleşen Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasına 275 karikatürcü 493 karikatürle katıldı.

Yarışmada birincilik ödülünü SAİT MUNZUR,

ikincilik ödülünü MEHMET KAHRAMAN,

üçüncülük ödülünü OĞUZ DEMİR kazandı.

mansiyon ödüllerini ÖMER ÇAM ve ASUMAN KÜÇÜKKANTARCILAR paylaştılar.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Özel Ödülü AYTUR ŞAHİNBAY’ın,

Altan ERBULAK Özel Ödülü KÜRŞAT ZAMAN’ın

Jüri Özel Ödülü TUNCER ÖZER’in oldu.

18 yaş altındaki genç karikatürcüleri özendirmek amaçlı Jüri Özendirme Ödülleri’ni de UTKU KALIPÇIOĞLU, BERK SELÇUK ve BARET KAZAZOĞLU kazandılar. Yarışmanın sergi açılışı ve ödül töreni “ Antalya Gençlik Şenliği” kapsamında 5 Mayıs 2012 Cumartesi günü yapılacaktır.

2 Nisan 2012 Pazartesi

İnsan - Doğa Karşılaşması...

Doğa'yı hoyratça kullanmaya devam ediyoruz...
Bir kaç asır sonra havada uçan kuş,suda yüzen balık görebilecekmi insanoğlu?
(Teknik :Tuval üzeri Akrilik - Ebat : 80 X 110 cm )


Detay

Detay

Detay

Detay

(Üzerlerine tıklayarak büyük görebilirsiniz.)

28 Mart 2012 Çarşamba

Zamanın Ucunda...

Zamanın sonuna gelinen,
geri dönüşü olmayan yola girilen bir yerde ...



26 Mart 2012 Pazartesi

Sonbahar Perisi ...

Sadece Sonbaharda,
Sadece yapraklar dökülürken
Ve sadece oradaysan görülen...


(Detay)

Kızıl Gezegen-2 / Su Ağaçları

Uçsuz bucaksız,sonsuz Evren'de sadece küçücük bir nokta kadar olan Dünya'mızda su var ise,
bizden çok uzakta başka bir yerde neden olmasın?



(Detay 1)